Ölümsüzlüğün ve sonsuzluğun simgesi
Hayat ağacı (Yaşam ağacı) temelde, yaşama ilişkin bir semboldür. Tüm kültürlerde yaşam, öncelikle bir ağaç tarafından tasvir edilir. Hayat Ağacı; pek çok kadim medeniyet tarafından gençlik ve ölümsüzlük veren bir kavram olarak bilinir. Bugün de yaygın dinler olan İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudiliğin kutsal kitaplarında yer alır.

Hayat Ağacı "yaratılışın kaynağıdır"; "bu dünya ve öte dünya arasındaki bağlantıyı kuran temel direktir"; "insanın kaderini belirleyen bir sınavdır"; "tanrının yeryüzündeki sembolüdür"; "çocuğu olmayan kadınların çocuğu olmasını, hayvanların üremesini sağlar"; "bereket, şifa, hayat, ölümsüzlük, gençlik, güzellik, mutluluk kaynağıdır"; "yağmuru, rüzgârı, güneşi etkiler".
Tüm kadim medeniyetlerde evreni tariflerken "yeraltı, yeryüzü ve gökyüzü" düzeyinden söz edilir. Bu üç düzey arasındaki iletişimi "axis mundi” adını taşıyan evrensel bir sütun sağlar. Kaidesi yeraltında cehennemde olan bu sütun evrenin merkezinde (göbek çukurunda) bulunur ve gökyüzünü de taşır. İşte bu kozmik direk Hayat Ağacı’dır. İnsanın yaratılışı da bu merkezde gerçekleşmiştir. Birçok dinde Tanrı’nın yeryüzündeki tezahürü ağaç şeklindedir. İnsanlar ağaçlara yakın olmaya çalışır. Onlardan dilekler dilerler. Tanrı ile iletişim ağaç yoluyla kurulur.
Hayat Ağacı’na ilişkin ilk izlere M.Ö. 3000 ve sonrasında Aşağı Mezopotamya’da Sümerler’de rastlanır. İki hayvan arasındaki bitki yaşam ve ölüm döngüsünü simgeler.
Sonrasında Hitit ve Asur mühürlerinde, Mısır resimlerinde ve çok çeşitli kültürlerden günümüze kalmış belgelerde karşımıza çıkar. Kâbe’de, Golgota’da, Akdağ’da, Kaf Dağ’ındadır. Bir dağın veya bir tepenin üzerindeki bir merkezdedir ya da cennettedir. Sabit bir yeri yoktur. Ulaşılması zor bir yerde canavarlar tarafından korunmaktadır.
Bazen kökü yer altında, bazen de dalları aşağıda ve ters duran bir şekilde tasavvur edilir. Ama hep ebedi canlı ve hayat kaynağıdır. Hayat Ağacı üç kozmik alem arasındaki bağın sembolüdür. Sürekli olarak yeraltı dünyasıyla ve gökyüzüyle temastadır.
Rivayete göre; “Eğer onu bulursanız, hemen yamacına oturun ve orada bekleyin. Bulamazsanız aramaya devam edin. Bulacağınıza dair ümidinizi kaybettiyseniz, etrafınıza bakın. O, hemen yanınızdayken de uzak, çok uzağınızdayken de yakındır.” Günümüzde de hayat ağacı; yaşamı, canlılığı, yenilenmeyi, kök salmayı, soyu (secereyi) temsil ediyor.